Etkinlik, Televizyon

Ekranın Mimarlığı: Yaratıcı Yapımcılık

Fono Film Kurucusu ve Yapımcı, Yamaç Okur; Yaratıcı Yapımcılık konu başlıklı bir MasterClass ile öğrencilerimizle buluştu.

Başarılı yapımcının, İleri Televizyonculuk Bölümü Prodüksiyon sınıfı öğrencilerimizin katılımı ile gerçekleştirdiği derste paylaştıklarını sizler için derledik.

YAMAÇ OKUR KİMDİR?

Nadir Öperli, Seyfi Teoman ve Enis Köstepen ile birlikte; 2007’de Bulut Film’i kurarak uzun metrajlı sinema filmleri yapımcılığına başlamıştır. Bulut Film ile birlikte; Tatil Kitabı, Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Mavi Dalga ve Kumun Tadı gibi projeleri hayata geçirmiştir.

2015 yılından itibaren Ay Yapım bünyesinde yapımcılık yapmaya başlamış ve; İçerde, Çukur, Alev Alev, Üç Kuruş gibi Türk televizyon tarihine geçmiş işlere imza atmıştır.

2011 yılından bu yana Sinema Eseri Yapımcıları Meslek Birliği (SE-YAP) Yönetim Kurulunda görev almaktadır.

Ayrıca, kendi yapım şirketi bünyesinde ekrana taşıdığı Magarsus ile, dijital platformlardaki Türk yapımları arasına vizyoner bir giriş yapmıştır.

YAPIMCILIK = GİRİŞİMCİLİK

Yapımcılık aslında bir nevi girişimciliktir. Her yeni proje, yeniden yaratım demektir. Öncelikleri doğru hesaplamak, iyi bir stres yönetimine sahip olmak ve sabırlı olmak gerekmektedir.

Bunun yanı sıra; yapımcılık, yaratıcılıkla doğrudan ilgilidir. İyi bir yapımcı, proje kurabilme becerisine sahip olmalıdır. Çünkü, aslolan fikir yani projedir.

Ve, yapımcılıkta; finansal kapasiteden ziyade zihinsel birikim önemlidir.

KISA FİLMLERİN DEĞERİ

Tecrübe edinmek, hata yapmaktan geçmektedir. Hata yapa yapa öğrenilir, öğrendikçe gelişilir. Pratik yapmak, denemek gerekmektedir. Bir projenin içinde yer almak, o dinamiği yaşayarak tecrübe etmek çok değerlidir.

Sektöre giriş aşamasında, özellikle de sinema alanında ise en verimli alanlardan biri kısa filmdir.

DİZİLER

Diziler, reklam kuşakları ile finanse edilmektedir. Radyo Televizyon Üst Kurulu’nun kuralları gereği; yayın sırasında her saatte bir reklam verilmelidir. Ve, dört reklam kuşağına girmeden kanallar; dizilerin yapım maliyetini karşılayamamaktadır. Bu yüzden, dizilerin yayın süreleri uzamakta ve yurt dışından gelen gelirler ciddi bir önem arz etmektedir.

Ancak, her şeye rağmen dizilerin en önemli özelliği; bir anlatım biçimiyle kitleleri etkileme gücüne sahip olmalarıdır.

KENDİNE DEĞER KATMAK

Film üretimi, dünya görüşüyle doğrudan ilgili bir alandır. Bu noktada, film endüstrisine dahil olacak birinin farklı bir disiplin alanını da tanıması; ona yeni bakış açıları sağlayacak ve değer katacaktır.

Daima denemek, kendini farklı alanlarda beslemek ve gelişmek gerekmektedir. Yeni yerler görmek, farklı noktalara temas etmek ve keşfetmek; her zaman öğrenmeye açık olmak çok değerlidir. İstemek, çalışmak, pes etmemek yani sebat etmek; bu sektörde çalışmanın anahtar kelimeleri sayılabilmektedir.

SEKTÖRÜN İSTİHDAM ALANI

Türk televizyon sektörü, çok gelişmiş bir alana sahiptir. Yılda ortalama elli civarı dizi üretilmektedir. Bu üretim kapsamında, her bir projede ortalamada yüz ya da yüz elli kişinin çalıştığı düşünülürse; ciddi bir istihdam alanı sağlandığı söylenebilmektedir.

DİJİTAL PLATFORMLARIN ETKİSİ

Türkiye’de geleneksel sinema sektörü maalesef ciddi bir krizle karşı karşıyadır. Özellikle pandemi sürecinden beri devam eden bu kriz hali; dijital platformların güçlenmesiyle birlikte katlanarak büyümüş ve durdurulması güç bir hâl almıştır.

Dijital platformlar; kullanıcıya sağladığı geniş içerik yelpazesi ve kullanım rahatlığı ile birlikte olumlu özellikleriyle ön plana çıksa da, maalesef ki platformların proje geliştirme departmanlarının zayıf kaldığı gerçeği göz ardı edilmemelidir.

Ne yazık ki; dijital platformların üretim planlamasında, Türkiye kodlarına uygun olarak çıkartılan öngörüler doğrultusunda ilerlenmekte ve bu çerçevenin dışına çıkılmamaktadır. Bu da bir nevi, geleneksel medya için üretilen Türk dizilerinin daha kısa süreli hallerine tekabül etmektedir.

SİSTEMİ ANLAMAK

Herkes, yaşanılan sistemi sorgulamakta ve ister istemez şikayet etmektedir. Ancak buradaki kilit nokta, sistemi anlamak ve dönüştürecek cesareti bulmaktadır. Esas dönüşüm, bu cesaretin bulunmasıyla başlayacaktır.

Paylaştığı değerli bilgiler için Yamaç Okur’a teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Editör: Dilara Peksaygılı